Türk dünyasının ortak tarihine ışık tutan önemli bir bilimsel etkinlik, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) konferans salonunda gerçekleştirildi. “Repressiya Mağduru Türkologlar ve Türkoloji Çalıştayı”, farklı ülkelerden insanları, devlet temsilcilerini, Eğitimci Yazarları ve araştırmacıları bir araya getirerek uluslararası düzeyde dikkat çeken bir buluşmaya sahne oldu.

Çalıştaya eğitimci-yazar Yalçın Çelik’de katılım sağladı.
Programda; Ahmed Cevad enstitüsü başkanı Ruhi Ersoy, Ahlat Malazgirt çalışmaları enstitüsü başkanı Muhammed Hanefi Macit, Ankara Hacı Bayram Veli üniversitesi rektörü Naci Bostancı, Türksoy Genel Sekreteri Sultan Raev, Milli Eğitim bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Azerbaycan Ankara büyükelçisi Fuzuli Macitli, Kazakistan başkonsolosu Yer Kıbutan Sapiyen, YTB Başkanı Abdulhadi Turus ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Musa Kazım Arıcan gibi önemli isimler katıldı. Akademi, diplomasi ve kamu yönetimini temsil eden katılımcılar, Türkoloji alanında yaşanan tarihsel kırılmaları çok boyutlu şekilde ele aldı.

Program kapsamında yapılan konuşmalarda, özellikle Sovyetler Birliği döneminde yaşanan repressiya sürecinin Türk dili, edebiyatı ve kültürü üzerindeki etkileri değerlendirildi. Türkologların maruz kaldığı baskılar, sürgünler ve bilimsel çalışmaların kesintiye uğraması gibi konular, belgeler ve akademik veriler ışığında tartışıldı. Katılımcılar, bu sürecin yalnızca bireysel trajedilerle sınırlı kalmadığını; aynı zamanda Türk dünyasının kültürel hafızasında derin izler bıraktığını vurguladı.
Eğitimci-yazar Yalçın Çelik program sonrası açıklamasında, repressiya mağduru aydınların hatırasının yaşatılmasının bir vefa borcu olduğunu ifade ederek, Türk dünyasının ortak kültürel mirasının korunması adına bilimsel iş birliklerinin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Çelik, Türkoloji çalışmalarının geleceğinin, geçmişte yaşanan acıların doğru anlaşılmasıyla daha sağlam temellere oturtulabileceğini belirtti.

Çalıştayda ayrıca, Türk dünyasında ortak akademik projelerin geliştirilmesi, arşiv çalışmalarının genişletilmesi ve genç araştırmacıların desteklenmesi konularında iş birliği çağrısı yapıldı. Katılımcılar, repressiya mağduru bilim insanlarının eserlerinin gün yüzüne çıkarılmasının ve yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
Uluslararası niteliğiyle öne çıkan etkinlik, Türk dünyası arasında bilimsel dayanışmayı güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendirilirken, ortak tarih bilincinin pekiştirilmesine de katkı sağladı.
Haber: Haber Merkezi





