Değerli Dava Arkadaşlarımız,
Ülkücü hareket yalnızca bir siyasi görüş değil; iman, sabır, çile ve fedakârlık üzerine kurulmuş kutlu bir dava hareketidir.
1970’li ve 1980’li yıllarda Türk milliyetçileri, devletin ve milletin bekası için serdengeçerek büyük mücadeleler vermiş; bu süreçte birçok ülkücü hapse atılmış ve ağır bedeller ödemiştir.
Ülkücü hareket; bu kutlu dava uğruna hain pusularda binlerce ülküdaşını şehit vermiş, darağaçlarında ise dokuz fidanını yaradana uğurlamıştır.
Bu acılar ve fedakârlıklar, ülkücü hareketin tarihine silinmez izler bırakmıştır.
Ülkücülerin “Taşmedrese” adını verdiği zindanlar, bir esaret yeri değil; sabrın, inancın ve dava bilincinin güçlendiği birer mektep olmuştur.

Taşmedreseli ülkücüler, işkencelere ve zorluklara rağmen ne davalarından, ne partilerinden ne de Başbuğlarından vazgeçmemiş; makam veya menfaat için değil, Türk milletinin varlığı ve devletinin ebediyeti için mücadele etmiştir.
Bu süreçte sabır, sadakat ve vefa ülkücülüğün temel değerleri olarak öne çıkmıştır.
Taşmedreseli ülkücüler, ülkücü hareketin hafızası ve Türk milliyetçiliğinin çile, sabır ve vefa ile yoğrulmuş sembolü olarak; yılların azaltamadığı heyecan ve sadakatle Milliyetçi Hareket Partimizin çatısı altında, hareketin Bilge Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin yanında davalarının hizmetinde onurla yer almaktadır.

Türk Turan ülküsünü gerçekleştirmek, bu asra Türklüğün mührünü vurmak için azimle çalışmaya devam etmektedirler.
Değerli Dava Arkadaşlarımız,

Türk devlet geleneği, binlerce yıl boyunca yalnızca savaş meydanlarında kazanılan zaferlerle değil; akıl, sabır, adalet ve millet bilinciyle şekillenen köklü bir yönetim anlayışıyla ayakta kalmıştır.
Bilge Kağan’ın millet bilinci, birlik ve töreye bağlılığı, Tonyukuk’un bilgeliği ve stratejik aklı, Nizamülmülk’ün devlet nizamı, Fatih Sultan Mehmet’in çağ açıp çağ kapatan büyük vizyonu, Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık ruhu ve akıl ile bilime dayanan liderliği; farklı çağlarda farklı şahsiyetlerde yaşatılan bu kadim gelenek, Türk milletinin tarih yürüyüşünün temelini oluşturmuştur.

Bu büyük yürüyüşün yakın tarihimizdeki en güçlü ve en etkili isimlerinden biri ise hiç şüphesiz ki Türk milliyetçiliğini bir fikirden büyük bir siyasi harekete dönüştüren merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş olmuştur.
Başbuğ’un açtığı yol, Türk milliyetçiliğini yalnızca bir düşünce olmaktan çıkararak milletin kaderiyle bütünleşen büyük bir dava haline getirmiştir.
Günümüz Türkiye siyasetinde ise bu köklü devlet aklı geleneğini kararlılıkla sürdüren, devlet ve millet sorumluluğunu omuzlarında şanla ve şerefle taşıyan Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’dir.
Tam 28 yıldır Milliyetçi Hareket Partisi’nin liderliğini sarsılmaz disiplin, güçlü teşkilat yönetimi ve derin dava şuuru ile yürüten Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli; emanet aldığı üç hilalli sancağı büyük bir kararlılıkla yüceltmiş ve Türk siyasetinde saygın bir konuma taşımıştır.
Siyasi hayatı boyunca sergilediği stratejik sabır, devlet merkezli bakış açısı ve ferasetli, soğukkanlı liderlik; Devlet Bey’i yalnızca bir parti lideri değil, aynı zamanda devlet aklını temsil eden gerçek bir devlet adamı olduğunu göstermiştir.
Bu sorumluluk duygusu yüksek yönleriyle Türk siyasetinde olduğu kadar Türk devlet geleneği içinde ve Türk milletinin gönlünde de hak ettiği saygın yeri almıştır.
Devlet Bey, dava sadakatini ve ömrünü adadığı ülküsünü her zaman en üst seviyede tutmuştur.
Türk devlet geleneğinin milli birlik ve kardeşlik, teşkilat disiplini, tarih şuuru ve millet iradesine bağlılık gibi temel değerleri onun siyasi hayatının ana felsefesini oluşturmuştur.
Aynı zamanda edebi derinliği olan, tarihsel hafızaya yaslanan ve kavramsal gücü yüksek hitabeti; konuşmalarında tarih, kültür ve devlet felsefesini harmanlayan güçlü üslubu ile siyasete yön veren sözleri yalnızca bir siyasi konuşma değil; Türk devlet düşüncesinin güçlü bir ifadesi, feyz alınacak bir ders ve Türk milletinin yolunu aydınlatan bir fikir ışığı niteliği taşımaktadır.
Bilge liderimiz Tavır ve duruşuyla adeta bir Gökbörü gibi Türk milletine ve Türk devletine doğru yön ve istikamet göstermektedir.Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, Türk siyasetinde her zaman milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesini, toplumsal huzurun korunmasını ve devlet-millet bütünlüğünün sağlamlaştırılmasını en temel sorumluluklardan biri olarak görmüştür.
Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı her kritik dönemde ayrışmayı değil birliği, kutuplaşmayı değil kardeşliği savunmuş; güçlü bir devlet için sağlam bir iç cephenin önemini vurgulamıştır.
Devletimizin bekası, milletimizin huzuru ve vatanımızın bölünmez bütünlüğü için terörsüz bir Türkiye idealini kararlılıkla dile getiren bu anlayış; Türk devlet geleneğinin birlik ve dirlik ülküsünün günümüzdeki güçlü ifadesidir.
Değerli Dava Arkadaşlarım,
Taşmedreseli ülkücüler olarak bizler; çileyle yoğrulmuş, sabırla olgunlaşmış ve imanla ayakta kalmış bir davanın emanetçileriyiz.
Türk devletinin ve Türk milletinin yükseltilip yaşatılması ülküsü yolunda, Türk tarihine yön veren büyük atalarımıza daima minnet ve vefa duymaktayız.
Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in açtığı kutlu yol ve Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin kararlılıkla sürdürdüğü dava anlayışı bizler için yalnızca bir siyasi çizgi değil; aynı zamanda bir ahlakın, bir sadakatin ve bir ülkünün adıdır.

Bizler;Milliyetçi Hareket Partisi’nin çatısı altında,Albayrağın gölgesinde,Üç hilalin sancağı altında,Kurt başlı bayrağın izinde yürümekten şeref ve gurur duyuyoruz.
Dün zindanlarda sınanan irade bugün meydanlarda dimdik ayaktadır.
Dün sabırla yoğrulan dava bugün daha güçlü bir inançla yoluna devam etmektedir.
Çektiğimiz çileler, verdiğimiz mücadeleler; Türk milletinin bekası, Türk devletinin ebediyeti ve Türk dünyasının dirliği için helal olsun.
Rabbim, merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in mekânını cennet eylesin.
Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye Türk milletine ve Türk devletine hizmet yolunda sağlık, güç ve uzun ömürler nasip eylesin.
Bizler ve ülkücü nesiller var oldukça;Ülkü yaşayacak,Üç hilal dalgalanacak,Türk milletinin kutlu yürüyüşü sonsuza kadar devam edecektir.
Milli birlik ve kardeşliğin güçlendiği, iç cephesi sağlam, terörün tamamen sona erdiği güçlü bir Türkiye; Türk milletinin iradesi ve devletimizin kudretiyle mutlaka inşa edilecektir.Ne mutlu Türk’üm diyene.
Haber: TAŞMEDRESELİ ÜLKÜCÜLER GENEL MERKEZİ





