İNSAN UNUTUR, ALLAH UNUTMAZ

Değerli okuyucularımız herkese dua ve selamla yazıma başlıyorum.


Dünyada En Çabuk Unutulan Şey: İyilik


İnsan hafızası garip bir terazidir. Acıyı uzun süre taşır, kırgınlığı yıllarca saklar; fakat iyilik söz konusu olduğunda şaşırtıcı bir hızla unutur. Dün omzuna yaslandığı eli bugün tanımazdan gelir; karanlıkta yolunu aydınlatan kandili, gün doğunca söndürüp atar. Bu yüzden denilmiştir ki: Dünyada en çabuk unutulan şey iyiliktir.


İyilik, çoğu zaman sessiz yapılır; karşılık beklemeden, alkış aramadan… Belki de bu yüzden gürültülü kötülükler kadar iz bırakmaz. İnsan, kendisine yapılan iyiliği bir emanet ya da lütuf olarak görmek yerine, zamanla onu bir hak zannetmeye başlar. Alışır. Alışılan şey ise fark edilmez olur. Ne var ki bu unutkanlık, iyiliğin değerini azaltmaz; aksine onu daha da yüceltir.


Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bu hakikate dikkat çekerek şöyle buyurur:
“İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a şükretmez.”


Bu hadis, iyiliği unutmanın yalnızca insana karşı bir vefasızlık değil, aynı zamanda ilahî nimete karşı bir nankörlük olduğunu bildirir. Çünkü iyilik, nihayetinde Allah’ın kulları üzerinden bize ulaşan bir rahmettir.
İyilik yapan kişi ise çoğu zaman unutulmaya hazır olmalıdır. Zira hakiki iyilik, hatırlanmak için değil, Allah rızası için yapılır. Peygamber Efendimiz’in şu öğüdü bu noktada son derece manidardır:
“Sağ elinin verdiğini sol elin bilmesin.”


Bu söz, iyiliğin en saf hâlini tarif eder: Gösterişten uzak, beklentisiz ve sessiz… Belki de bu yüzden unutulmaya en yakın olanıdır.


Toplumlar, iyiliği hatırladıkları sürece ayakta kalır. Vefa duygusu zayıfladığında bağlar çözülür, kalpler soğur. Bugün insanların “değer görmüyorum” diye sitem etmesinin ardında, yapılan iyiliklerin görülmemesi, hatırlanmaması yatar. Oysa iyiliği hatırlamak, insan olmanın asgari şartıdır.
Bir hikmetli sözde şöyle denir: “İyiliği denize at; balık bilmezse Hâlık bilir.” Bu söz her ne kadar hadis olarak sabit olmasa da, İslam ahlâkının özünü yansıtır. İyilik, karşılık bulmasa bile kaybolmaz. İnsan hafızasından silinse de ilahî adaletten silinmez.


Unutulan iyilikler, aslında bir imtihanın parçasıdır. İyiliği unutulan kişi, niyetinin samimiyetini yeniden sorgular: Ben bunu insanlar için mi yapmıştım, yoksa Allah için mi? İşte bu soru, iyiliği sıradan bir davranıştan çıkarıp ibadete dönüştüren sorudur.


Sonuç olarak iyilik, dünyada çabuk unutulabilir; fakat göklerde kayda geçer. İnsanlar nankör olabilir; fakat Allah vefalıdır. Öyleyse iyilik yapmaktan vazgeçme. Unutulsa bile boşa gitmez. Çünkü iyilik, hatırlanmak için değil; insanı insan yapan hakikati yaşatmak için vardır.
Vesselam


Nevzat AKSOY

  • Related Posts

    ANLATMAKTAN.. ANLAMAYA !“ SİBER VE SİYONİZM

    “Yüce ALLAH ‘a Hamd , Kutlu Nebi’ye salât ve selâmdan sonra.. Asrı saadetten bu yana islam literatüründe ve dahî islam medeniyetinde “GENÇLİK” insanlığın istikbâl tablosu olmuştur ! Tabiki en başta…

    ŞEHİTLER ÖLÜMSÜZ

    Hak yol yolcusu cennet’in incisiŞehitler ölmez şehitler ölümsüzDünden Bugüne vatanın bekçisiŞehitler ölmez şehitler ölümsüz Değer biçilmez hakikat katındaYeri Hazır’dır melekler safındaGül muhammed’in dizinin dibindeŞehitler ölmez şehitler ölümsüz İçer şadetin düşerken…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir