Osmanlı’nın Zorlu Döneminde Tahtta Bir Devlet Adamı
Osmanlı Devleti’nin 34. padişahı ve 99. İslam halifesi Sultan II. Abdülhamid Han, vefatının yıl dönümünde tarihî mirası, devlet adamlığı ve vizyoner yönetim anlayışıyla bir kez daha hatırlanıyor. 21 Eylül 1842’de dünyaya gelen Sultan Abdülhamid Han, 1876 yılında tahta çıktı ve 1909 yılına kadar Osmanlı Devleti’ni yönetti.
Onun saltanatı, imparatorluğun hem iç hem dış baskılarla mücadele ettiği kritik bir döneme rastladı. Bu süreçte sergilediği temkinli diplomasi, devletin varlığını korumaya yönelik politikaları ve stratejik hamleleri tarihçiler tarafından önemli bir yönetim tecrübesi olarak değerlendiriliyor.
Eğitimden Ulaşıma Uzanan Kalıcı Eserler
Sultan II. Abdülhamid Han döneminde eğitim, sağlık ve ulaşım alanlarında dikkat çekici yatırımlar yapıldı. Modern mekteplerin açılması, öğretmen okullarının yaygınlaştırılması ve darülfünun çalışmalarının desteklenmesi, eğitim alanındaki adımlar arasında yer aldı.
Ayrıca Hicaz Demiryolu Projesi, onun döneminin en büyük altyapı yatırımlarından biri olarak öne çıktı. İstanbul’dan Medine’ye uzanan bu hat, hem hac yolculuğunu kolaylaştırdı hem de Osmanlı coğrafyasında ulaşım ve iletişimi güçlendirdi.
Diplomasi ve Denge Siyaseti
Sultan Abdülhamid Han, uluslararası siyasette denge politikası izleyerek büyük devletler arasındaki rekabetten yararlanmayı hedefledi. Diplomasiye verdiği önem sayesinde Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü mümkün olduğunca korumaya çalıştı.
Arşiv belgeleri ve tarihî kayıtlar, onun istihbarat ve diplomasi ağlarını etkin biçimde kullandığını, devlet yönetiminde ayrıntılara önem verdiğini ortaya koyuyor.
Vefatı ve Ardında Bıraktığı Miras
Tahttan indirildikten sonra bir süre Selanik’te ikamet eden Sultan II. Abdülhamid Han, daha sonra İstanbul’a getirildi ve Beylerbeyi Sarayı’nda yaşamını sürdürdü. 10 Şubat 1918’de burada vefat etti. Kabri, İstanbul’daki II. Mahmud Türbesi’nde bulunmaktadır.
Vefatının üzerinden geçen yıllara rağmen Sultan Abdülhamid Han, kimi çevrelerce ileri görüşlü bir lider ve devletin bekası için mücadele eden bir hükümdar olarak anılmakta; eğitimden ulaşıma uzanan eserleri ve siyasi mirasıyla tarih sahnesindeki yerini korumaktadır.
Tarihî Şahsiyetlere Saygı
Tarihçiler, Sultan II. Abdülhamid Han’ın icraatlarının kendi döneminin şartları içinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Onun mirası, Osmanlı’nın son yüzyılındaki yönetim anlayışını ve devlet reflekslerini anlamak açısından önemli bir kaynak olmayı sürdürüyor.
Vefat yıl dönümünde Sultan II. Abdülhamid Han, rahmet ve saygıyla yâd ediliyor.




