Türk milletinin gönlünde müstesna bir yere sahip olan , yalnızca bir siyasi lider değil; bir dava, bir duruş ve bir inanç abidesidir. O, ülkücü hareketin mimarı, milliyetçi düşüncenin sarsılmaz kalesi ve Türk gençliğinin yol başçısıdır.
Başbuğ Türkeş, ömrünü Türk milletinin birliğine, dirliğine ve bekasına adamış; fırtınalı dönemlerde dahi inandığı yoldan asla sapmamıştır. Onun liderliği, makamdan değil; milletin gönlünden doğmuştur. Çünkü o, milletine efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya talip olmuştur.
Bizler için Türkeş, yalnızca geçmişte yaşamış bir lider değil; bugün de yolumuzu aydınlatan bir meşaledir. Onun “önce ülkem ve milletim” anlayışı, her ülkücünün kalbinde atmaya devam eden bir iradedir. Türk-İslam ülküsünü ilmek ilmek işleyen Başbuğ, fikirleriyle nesiller yetiştirmiş, karakteriyle örnek olmuştur.
Onun çizdiği yolda yürümek; ahlaklı, cesur, kararlı ve vatan sevdalısı bir duruş sergilemektir. Başbuğ Türkeş, sadece bir isim değil; bir ruhtur, bir davadır, bir ömürlük sadakattir.
Bugün bizlere düşen görev; onun emanetine sahip çıkmak, ülküsünü yaşatmak ve gelecek nesillere aynı inançla aktarmaktır. Çünkü biliriz ki; Türkeş’in davası, Türk milletinin ebedi varoluş davasıdır.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun Başbuğum. İzindeyiz, yolundayız, emrindeyiz.
Haber: Yalçın ÇELİK







