Anasayfa / Genel / İNSAN OLMAK MI, SADECE YAŞAMAK MI?

İNSAN OLMAK MI, SADECE YAŞAMAK MI?

Nevzat AKSOY

Değerli okuyucular,

Hayat her gün önümüze sayısız ibret sahnesi koyuyor. Kimi zaman bir ölüm haberiyle, kimi zaman bir hastalıkla, kimi zaman da bir mazlumun gözyaşıyla bize sesleniyor. Fakat ne yazık ki bizler, bu kadar açık derslere rağmen hâlâ gerçek anlamda bir ders alabilmiş değiliz.

Okuduk, diploma sahibi olduk. Makam elde ettik, servet biriktirdik, kariyer basamaklarını tırmandık. Ancak bütün bunlara rağmen insanlık mertebesine ulaşabildik mi? İşte asıl sorgulamamız gereken konu budur.

Bugün insanların büyük bir kısmı makamını bir üstünlük aracı, servetini bir gösteriş malzemesi, bilgisini ise kibir vesilesi hâline getirmiştir. Dünya sevgisi gönülleri öylesine kuşatmıştır ki; vicdanlar körelmiş, merhamet duyguları zayıflamış, paylaşma ahlakı unutulmuştur. İnsanlar birbirlerine faydalı olmak yerine birbirlerini geçmeye, ezmeye ve yalnızca kendi çıkarlarını korumaya çalışmaktadır.

Lüks yarışları, gösterişli hayatlar ve bitmek bilmeyen tüketim hırsı toplumun en büyük hastalıklarından biri hâline gelmiştir. Bir yanda israf içinde yaşayanlar, diğer yanda temel ihtiyaçlarını karşılayamayan insanlar vardır. Buna rağmen vicdanlarımız yeterince sızlamıyorsa, burada ciddi bir insanlık sorunu var demektir.

Oysa gerçek başarı; daha fazla kazanmak değil, daha fazla gönül kazanmaktır. Gerçek zenginlik; banka hesaplarında biriken rakamlar değil, insanların kalbinde bırakılan güzel izlerdir. Makamlar geçicidir, servetler fanidir, alkışlar kısa sürelidir. Fakat Allah rızası için yapılan bir iyilik, bir yetimin başını okşamak, bir mazlumun duasını almak ve bir insanın hayatına dokunmak ebedî değer taşır.

Ne yazık ki bizler yıllarca yanlış yollarda koştuk. Dünyayı kazanma uğruna ahireti, menfaat uğruna kardeşliği, gösteriş uğruna samimiyeti kaybettik. Nice dostlukları çıkar hesaplarına kurban ettik. Nice gönülleri kırdık. Nice fırsatları sadece kendimiz için kullanırken insanlığa hizmet etme sorumluluğunu ihmal ettik.

Artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: Bu dünyadan ayrılırken arkamızda ne bırakacağız? Birkaç tapu, birkaç makam unvanı ve unutulup gidecek bir servet mi? Yoksa dualarla anılacak bir hayat, faydalı eserler ve gönüllerde yer etmiş güzel bir isim mi?

Unutmayalım ki insanın değeri, sahip olduklarıyla değil; faydalı olduklarıyla ölçülür. İnsanlık, konuşmakla değil yaşamakla olur. Eğer bugün hâlâ kalplere dokunamıyor, ihtiyaç sahiplerini göremiyor ve Allah’ın kullarına hizmet etmeyi hayatımızın merkezine koyamıyorsak, ne kadar başarılı görünürsek görünelim aslında en büyük kaybı yaşamışız demektir.

Dünya bir gün bitecek. Makamlar terk edilecek, servetler başkalarına kalacak. Geriye sadece yaptığımız iyilikler ve bıraktığımız izler kalacaktır. İşte bu gerçeği anlamadan geçirilen her gün, insanlığımızdan eksilen bir gündür.

Vesselam

Nevzat AKSOY

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir