Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında millî irade, demokrasi ve birlik mesajları verildi
ANKARA – 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Ankara’da “15 Temmuz’un 10. Yılında: İrade Bizim, Zafer Bizim” paneli gerçekleştirildi. Devlet yöneticileri, akademisyenler, bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katıldığı programda, 15 Temmuz 2016 gecesinde yaşanan hain darbe girişiminin siyasi, toplumsal ve tarihî boyutları ele alındı.
Panele katılan Eğitimci Yazar Yalçın ÇELİK, program kapsamında gerçekleştirilen oturumları takip etti. Çelik, etkinlik sırasında Ankara Üniversitesi Rektörü ile kısa bir tanışma ve görüşme gerçekleştirerek eğitim, akademik çalışmalar ve toplumsal dayanışma üzerine fikir alışverişinde bulundu.
İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’dan video mesaj
Yurt dışı programı nedeniyle Katar’da bulunan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, panele video mesaj gönderdi.
Prof. Dr. Duran, 15 Temmuz 2016 gecesinde FETÖ’nün Türkiye Cumhuriyeti’ni, demokrasiyi ve millî iradeyi hedef aldığını belirterek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve birçok kamu kurumunun saldırıya uğradığını hatırlattı.
Türk milletinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde meydanlara çıkarak darbe girişimini engellediğini ifade eden Duran, 253 vatandaşın şehit olduğunu, binlerce kişinin de gazi olarak demokrasi mücadelesinde önemli fedakârlıklar gösterdiğini söyledi.
FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Duran, örgütün yalnızca Türkiye için değil, faaliyet gösterdiği tüm ülkeler açısından da ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirtti. Duran ayrıca, günümüzde dezenformasyon, dijital manipülasyon ve hakikat krizlerinin küresel ölçekte yeni tehdit alanları oluşturduğunu ifade ederek, uluslararası iş birliği ve ortak mücadele anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Ankara Üniversitesi Rektörü: “15 Temmuz, millet iradesinin tarihî zaferidir”

Panelde konuşan Ankara Üniversitesi Rektörü, 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişimi değil, milletin bağımsızlığına, demokrasisine ve anayasal düzene sahip çıktığı tarihî bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletin ortaya koyduğu birlik ve beraberlik ruhunun Türkiye’nin demokrasi tarihine altın harflerle yazıldığını belirten Rektör, geçmişten bugüne millî iradenin her türlü vesayet anlayışına karşı kararlılıkla korunduğunu söyledi.
Konuşmasında, Millî Mücadele yıllarında Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Kayseri’ye taşınmasının gündeme geldiğini, ancak milletvekillerinin kararlı duruşu sayesinde bu düşünceden vazgeçildiğini hatırlatan Rektör, 15 Temmuz gecesinde bombalar altında görevini sürdüren TBMM’nin de aynı kararlılığın simgesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin yapay zekâ, dijital dönüşüm ve hibrit güvenlik tehditleri gibi yeni küresel meydan okumalar karşısında güçlü kurumları, nitelikli insan kaynağı ve millî birlik ruhuyla yoluna devam edeceğini belirten Rektör, genç nesillerin tarih bilinciyle yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti.
İsmail Kahraman: “Demokrasiye sahip çıkan millet tarih yazdı”

- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman ise konuşmasında, Türk demokrasi tarihindeki askerî müdahaleleri değerlendirerek Cumhuriyet döneminde birçok darbe ve darbe girişiminin yaşandığını hatırlattı.
15 Temmuz gecesi TBMM Başkanı olarak görev yaptığını belirten Kahraman, savaş uçaklarının, helikopterlerin ve tankların Meclisi hedef aldığı o anlarda millet iradesinin teslim olmadığını söyledi.

Türkiye’nin kalkınma hamleleri gerçekleştirdiği dönemlerde dış destekli müdahalelerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Kahraman, buna rağmen milletin devletine sahip çıkarak darbe girişimini başarısızlığa uğrattığını dile getirdi. Merhum Başbakan Adnan Menderes dönemindeki kalkınma hamlelerine de değinen Kahraman, demokrasinin korunmasının Türkiye’nin geleceği açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

15 Temmuz’un ağır bedeli
Panelde yapılan değerlendirmelerde, FETÖ’nün hain darbe girişiminin Türkiye’ye yalnızca can kayıpları ve güvenlik tehdidi oluşturmadığı, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal açıdan da ağır sonuçlar doğurduğu ifade edildi.
Konuşmalarda, darbe girişiminin ülke ekonomisinde yaklaşık 350 milyar dolarlık maddi zarara neden olduğuna dikkat çekilirken, asıl büyük kaybın şehitlerin ailelerinin yaşadığı acılar, gazilerin fedakârlıkları ve milletin ortak hafızasında bıraktığı derin izler olduğu vurgulandı. Bu nedenle, 15 Temmuz’un manevi bedelinin maddi kayıpların çok üzerinde olduğu ifade edildi.
“15 Temmuz, gelecek nesillere aktarılması gereken bir demokrasi bilincidir”
Panel boyunca yapılan konuşmalarda, 15 Temmuz’un yalnızca geçmişte yaşanmış bir darbe girişimi olarak değil; millî iradenin, bağımsızlığın ve demokrasinin korunması adına gelecek kuşaklara aktarılması gereken tarihî bir mücadele olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Konuşmacılar, devlet-millet dayanışmasının Türkiye’nin en büyük gücü olduğunu belirterek, birlik ve beraberlik ruhunun korunmasının ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Program sonunda değerlendirmelerde bulunan Eğitimci Yazar Yalçın ÇELİK, 15 Temmuz’un Türk milletinin vatanına, bayrağına, devletine ve millî iradesine sahip çıktığı unutulmaz bir demokrasi destanı olduğunu belirterek, şehitleri rahmet ve minnetle, gazileri ise şükranla andığını ifade etti.
Haber: Haber Merkezi





