Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, FETÖ’nün eğitim yapılanmasında yer alan yaklaşık 33 bin kamu personelini ihraç ettiklerini belirterek, “3 bin 500’e yakın kurum, okul, pansiyon ve benzeri yapının kapatılması sürecini yürüttük. O tarihten bu yana teyakkuz hâlinde olduk.” dedi.
bu. Hem bizimle olan hukukunuz açısından, Türkiye Cumhuriyeti devletinin demokratikliği açısından hem de sizin ülkenizde olası bir bu türden antidemokratik harekete girişebilme potansiyeli açısından sizleri uyarmak isteriz, diye biz bunu sürekli o ülkelerle paylaştık. Şimdi de aynı şeyi yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da bütün ikili görüşmelerinde bu anlamda ilgili devlet başkanını, hükûmet başkanını uyarıyor. Bizler de her toplantımızda bir taraftan bu uyarıları yapıyoruz. Diğer taraftan da eğer ülkenizde bir özel öğretim kurumuna ihtiyaç duyuyorsanız Türkiye Cumhuriyeti devletinin akredite ettiği resmî bir kamusal vakıf var, Türkiye Maarif Vakfı. Bu vakıf size bu anlamda ihtiyacınızı giderecek yatırım yapabilir, diye onlara taahhütte bulunuyoruz. Çok şükür, Türkiye Maarif Vakfı şu an 60’ın üzerinde ülkede 100 binin üzerinde öğrenciye eğitim veren bir yapıya kavuşmuş durumda.” “Antidemokratik girişimleri çocuklarımızın öğrenmesi elzem”Bakan Tekin, “15 Temmuz” darbe girişiminin ardından öğrencilere demokrasinin önemini vurgulamak için yürütülen çalışmaları da anlattı. Eski müfredatta genel anlamda cumhuriyet tarihi ile ilgili kısmın bir yere kadar geldiğini hatırlatan Tekin, “Atatürk’ün vefatının sonrası, çok yok müfredatımızda fakat Atatürk’ün bize bıraktığı miras Türkiye Cumhuriyeti devleti; demokratik bir devlet, anayasal bir devlet. Bizim çocuklarımızın bu yapıya, yani anayasalı yapıya, cumhuriyete ve demokrasiye yönelen tehditleri öğrenmesi ve bilmesi gerekir sahip çıkması açısından.” değerlendirmesini yaptı. Çocukların cumhuriyete ve demokrasiye yönelen tehditleri öğrenmesi ve bilmesi için çalışmalar yaptıklarını dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dedik ki temel eğitim çağındaki çocuklarımızın cumhuriyet tarihini bugüne kadar öğrenmesi gerekir. Dolayısıyla 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve en son 15 Temmuz’da dâhil olmak üzere bütün bu antidemokratik ve vesayetçi girişimleri çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde öğrenmesi, çocuklarımızın cumhuriyete sahip çıkması açısından elzemdir. Çocuklarımızın demokrasi kültürünün gelişmesi açısından elzemdir. Millî birliğimiz, beraberliğimiz, devletimizin bekası açısından elzemdir yaklaşımıyla hareket ettik ve çocuklarımıza bu süreci bu felsefeyle, bu mantaliteyle aktarmaya çalıştık.” “Biz bu konuda birinci derecede sorumlu bir yapıyız”Bakan Tekin, Türk milletinin dünyada millet olma şuurunu ilanihaye taşımaya odaklanmış bir millet olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Dolayısıyla bizim devlet geleneğimize, millî birliğimize sahip çıkma potansiyelimiz ve durumumuz küresel emperyal yapıları inanılmaz derecede korkutuyor. Bizi biz yapan, bizi güçlü kılan şey bu bağlılığımız. Ben çocuklarımızın, ailelerimizin, öğretmenlerimizin hep beraber bu millî birliğimize, beraberliğimize, devlet geleneğimize sahip çıkacak şekilde davranmamızı arzu ediyorum. Benim de bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bütün çabam, gençliğimden itibaren bu çizgide yürüdü. Bugün de bunu yapmaya çaba sarf ediyorum. Millî eğitim camiası olarak biz bu konuda birinci derecede sorumlu bir yapıyız. Biz, öğretmen arkadaşlarımızla beraber çocuklarımıza bu şuuru vermekle mükellefiz ve ben bütün öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu şuuru verecek şekilde de fedakâr bir şekilde davranıyorlar. Hepsine müteşekkirim.” Tekin, 15 Temmuz’un yıl dönümünde vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri rahmetle yâd ederek gazilere minnet ve şükranlarını sundu.
bu. Hem bizimle olan hukukunuz açısından, Türkiye Cumhuriyeti devletinin demokratikliği açısından hem de sizin ülkenizde olası bir bu türden antidemokratik harekete girişebilme potansiyeli açısından sizleri uyarmak isteriz, diye biz bunu sürekli o ülkelerle paylaştık. Şimdi de aynı şeyi yapıyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımız da bütün ikili görüşmelerinde bu anlamda ilgili devlet başkanını, hükûmet başkanını uyarıyor. Bizler de her toplantımızda bir taraftan bu uyarıları yapıyoruz. Diğer taraftan da eğer ülkenizde bir özel öğretim kurumuna ihtiyaç duyuyorsanız Türkiye Cumhuriyeti devletinin akredite ettiği resmî bir kamusal vakıf var, Türkiye Maarif Vakfı. Bu vakıf size bu anlamda ihtiyacınızı giderecek yatırım yapabilir, diye onlara taahhütte bulunuyoruz. Çok şükür, Türkiye Maarif Vakfı şu an 60’ın üzerinde ülkede 100 binin üzerinde öğrenciye eğitim veren bir yapıya kavuşmuş durumda.”
“Antidemokratik girişimleri çocuklarımızın öğrenmesi elzem”
Bakan Tekin, “15 Temmuz” darbe girişiminin ardından öğrencilere demokrasinin önemini vurgulamak için yürütülen çalışmaları da anlattı.
Eski müfredatta genel anlamda cumhuriyet tarihi ile ilgili kısmın bir yere kadar geldiğini hatırlatan Tekin, “Atatürk’ün vefatının sonrası, çok yok müfredatımızda fakat Atatürk’ün bize bıraktığı miras Türkiye Cumhuriyeti devleti; demokratik bir devlet, anayasal bir devlet. Bizim çocuklarımızın bu yapıya, yani anayasalı yapıya, cumhuriyete ve demokrasiye yönelen tehditleri öğrenmesi ve bilmesi gerekir sahip çıkması açısından.” değerlendirmesini yaptı.
Çocukların cumhuriyete ve demokrasiye yönelen tehditleri öğrenmesi ve bilmesi için çalışmalar yaptıklarını dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dedik ki temel eğitim çağındaki çocuklarımızın cumhuriyet tarihini bugüne kadar öğrenmesi gerekir. Dolayısıyla 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve en son 15 Temmuz’da dâhil olmak üzere bütün bu antidemokratik ve vesayetçi girişimleri çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde öğrenmesi, çocuklarımızın cumhuriyete sahip çıkması açısından elzemdir. Çocuklarımızın demokrasi kültürünün gelişmesi açısından elzemdir. Millî birliğimiz, beraberliğimiz, devletimizin bekası açısından elzemdir yaklaşımıyla hareket ettik ve çocuklarımıza bu süreci bu felsefeyle, bu mantaliteyle aktarmaya çalıştık.”
“Biz bu konuda birinci derecede sorumlu bir yapıyız”
Bakan Tekin, Türk milletinin dünyada millet olma şuurunu ilanihaye taşımaya odaklanmış bir millet olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Dolayısıyla bizim devlet geleneğimize, millî birliğimize sahip çıkma potansiyelimiz ve durumumuz küresel emperyal yapıları inanılmaz derecede korkutuyor. Bizi biz yapan, bizi güçlü kılan şey bu bağlılığımız. Ben çocuklarımızın, ailelerimizin, öğretmenlerimizin hep beraber bu millî birliğimize, beraberliğimize, devlet geleneğimize sahip çıkacak şekilde davranmamızı arzu ediyorum. Benim de bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bütün çabam, gençliğimden itibaren bu çizgide yürüdü. Bugün de bunu yapmaya çaba sarf ediyorum. Millî eğitim camiası olarak biz bu konuda birinci derecede sorumlu bir yapıyız. Biz, öğretmen arkadaşlarımızla beraber çocuklarımıza bu şuuru vermekle mükellefiz ve ben bütün öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu şuuru verecek şekilde de fedakâr bir şekilde davranıyorlar. Hepsine müteşekkirim.”
Tekin, 15 Temmuz’un yıl dönümünde vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri rahmetle yâd ederek gazilere minnet ve şükranlarını sundu.
M.E.B. HABER





