Ali Mehdi Sadık
Pasaportumdaki 2 Eylül 1976 tarihi, Irak’tan Anavatan’a ilk girişimin tarihiydi.
Fakat benim için o tarih, bundan çok daha büyük bir anlam taşıyordu.
2 Eylül 1976, ülkücü harekete fiilen başladığım gün oldu.
İstikametim doğrudan Ankara’ydı…
Ülkücülerin yuvası, Türk milliyetçiliğinin kalbi olan Cebeci Site Öğrenci Yurdu.
O yıllarda Türkmen gençlerinin, özellikle öğrencilerin Türkiye’deki ilk durağı çoğu zaman Ankara’daki Site Yurdu olurdu. Orada bir araya gelir, teşkilatlanır ve daha sonra MHP’nin desteğiyle Türkiye’nin farklı üniversitelerine düzenli bir şekilde yerleştirilirdik.
Ben de o öğrencilerden biriydim.
Ankara’dan Adana’ya uzanan eğitim yolculuğumda, Adana Mühendislik Fakültesi’ndeki eğitimimi tamamladım ve 1981 yılında Kerkük’e döndüm.
Bugün 70 yaşındayım.
Aradan tam 50 yıl geçti.

Bu yarım asır boyunca şartlar değişti, insanlar değişti, dönemler değişti… Ancak benim inandığım çizgi değişmedi.
Bir gün değil, bir saat bile çizgimden ayrılmadım.
Ülkücü harekete ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne olan bağlılığım, nefes aldığım sürece devam edecektir.
50 yıllık yolculuğumun özellikle son 20 yılında, Türkiye Cumhuriyeti devletinin farklı kademelerinde görev yapan isimlerle ve siyasi parti genel başkanlarıyla görüşme fırsatım oldu. Bu görüşmeler, bana Türkiye’yi ve Türk dünyasını farklı yönleriyle tanıma imkânı verdi.
Ve bugün vardığım kanaat benim için nettir:
MHP, her Türk’ün yuvasıdır.
MHP, her Türk için vatandır.
MHP, Türk milletinin geleceğine dair inancın ve mücadelenin adreslerinden biridir.
50 yıl önce bir pasaporta düşen tarih, bugün benim için yalnızca bir giriş tarihi değildir.
O tarih, bir ömrün yönünü belirleyen tarihtir.
2 Eylül 1976’dan bugüne…
50 yıl, tek çizgi, tek dava.




