Türk ve Azerbaycan tarihine kara bir leke olarak geçen Hocalı’da yaşanan insanlık dramı, aradan geçen yıllara rağmen hafızalardaki yerini koruyor. 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Hocalı kasabasında sivillere yönelik gerçekleştirilen katliamda yüzlerce soydaşımız hayatını kaybetti. Kadın, çocuk, yaşlı ve genç demeden masum insanların hedef alınması, savaşın en acı ve en karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Şehit olan tüm soydaşlarımızı rahmet ve dualarla anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Savaşın En Ağır Bedeli: Masum Siviller
Savaşların en büyük mağduru her zaman siviller olmuştur. Hocalı’da da değişen bir tablo yaşanmadı. Silahsız, savunmasız insanlar; soğuk kış gecesinde, yaşam hakları ellerinden alınarak katledildi. Çocukların yetim, annelerin evlatsız, ailelerin ocağının sönmesi; insanlık vicdanında derin yaralar açtı.
Kadınların, çocukların ve yaşlıların hedef alınması; hangi gerekçeyle olursa olsun, hiçbir hukuk ve hiçbir insani değerle bağdaşmaz. Bu nedenle Hocalı’da yaşananlar, yalnızca bir milletin değil, tüm insanlığın ortak acısıdır.
Soykırıma ve Teröre Karşı Net Tavır
Her türlü soykırıma, teröre ve insanlık dışı saldırıya karşı olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Masum sivilleri hedef alan anlayış, insan haklarına ve evrensel hukuka açıkça aykırıdır. Nerede ve kim tarafından yapılırsa yapılsın; zulmün, şiddetin ve terörün karşısında durmak insani bir sorumluluktur.
İnsan sevgisi; dil, din, ırk ve coğrafya ayrımı gözetmeksizin tüm insanları kapsar. Vatan sevgisi; toprağa sahip çıkarken adaleti, merhameti ve hakkaniyeti savunmayı gerektirir. Soydaş sevgisi ise ortak tarih ve kültür bağının yanında, insanlık onuruna sahip çıkmayı ifade eder.
“Yurtta Barış, Dünyada Barış” İlkesi
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi, yalnızca bir söz değil; evrensel bir barış çağrısıdır. Bu ilke, savaşın yıkıcılığına karşı insanlık onurunu ve birlikte yaşama iradesini esas alır.
Gazetemiz, yaşayan insanlara ve dünyanın neresinde olursa olsun zulüm gören tüm mazlumlara sahip çıkmayı bir vicdan görevi olarak görmektedir. Hocalı’da yaşanan acıları unutmamak; benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması için hafızayı diri tutmak anlamına gelir.
Ortak Vicdanın Sesi
Bugün Hocalı’yı anmak; yalnızca geçmişi hatırlamak değil, geleceğe dair bir sorumluluk üstlenmektir. Savaşın karanlığına karşı barışı, nefretin karşısında sevgiyi, zulmün karşısında adaleti savunmak insanlığın ortak görevidir.
Şehit olan tüm soydaşlarımızı rahmetle anıyor; dünyanın her köşesinde barışın, adaletin ve insan onurunun hâkim olduğu bir gelecek temenni ediyoruz.
Haber: Yalçın ÇELİK







