Elazığ’da 20 yaşında idam edilen Cengiz Baktemur, dualarla yâd edildi
1 Mayıs 1982 tarihinde, henüz 20 yaşında iken Elazığ Kapalı Cezaevi’nde idam edilerek aramızdan koparılan ülküdaşımız Cengiz Baktemur, 44. ölüm yıl dönümünde rahmet, minnet ve dualarla anıldı.
Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde, mütevazı bir ailede dünyaya gelen ve demircilikle geçimini sağlayan “Demirci Abdullah”ın oğlu olan Cengiz Baktemur; genç yaşına rağmen inandığı dava uğruna ön saflarda yer almış, yaşadığı zorluklara ve aldığı yaralara rağmen geri adım atmamıştır. Yüreğinde ülküdaşlarının acısını taşıyan Baktemur, inancı uğruna mücadeleyi hayatının merkezine koyan bir dava neferi olmuştur.
12 Eylül Döneminin Tartışmalı Yargı Süreci
12 Eylül döneminin karanlık ve tartışmalı yargı süreçleri içerisinde, hakkında talep edilen cezanın ötesine geçilerek tek celsede idama mahkûm edilmesi, tarihe geçen büyük bir adaletsizlik olarak hafızalara kazınmıştır. Bu yönüyle Cengiz Baktemur’un idamı, yalnızca bir hüküm değil; vicdanlarda derin izler bırakan bir dönemin kara lekelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Son Sözleri Hafızalara Kazındı
İdam sehpasına yürürken sergilediği vakur duruş, dilinden düşürmediği iman sözleri ve son anında dahi Türk bayrağına olan bağlılığını dile getirmesi, onun karakterini ve inancını ortaya koymuştur:
“Ey benim şerefli bayrağım…
Ben seni dalgalandırmak için çok mücadele ettim ama seni dalgalandırmaya gücüm yetmedi…”
Annesine Yazdığı Mektup Duygulandırdı
Cengiz Baktemur’un annesine yazdığı mektup ise, korkusuzluğunu, teslimiyetini ve davasına olan bağlılığını gözler önüne sermektedir:
“Anaların anası canım anam. Biliyorum beni asacaklar. Asılmaktan korkmuyorum, ürkmüyorum. Tek üzüntüm, sizlere evladınız olarak pek yararlı olamadım. Ana, ülkücü olduğumdan hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Ecevit, Demirel, Erbakan bırakıldı ama sadece Albay (Alparslan Türkeş) içeride… Bütün bunlar gösteriyor ki herkesin hesabı bizimle… Ana, sakın ağlama. Peygamberler bile çile çekmiş, bizim de çekeceğimiz çile varmış. Ana, yeter ki sen üzülme, alnımıza böyle yazılmış…”
“Hatırası Yaşamaya Devam Edecek”
Cengiz Baktemur, kısa ömrüne rağmen ülkücü hareketin hafızasında silinmeyecek bir iz bırakmış; inancı, cesareti ve davasına olan sadakatiyle ülkücü gençliğe örnek olmuştur. Onun ve onun gibi birçok ülkücü şehidin hatırası, bu davanın sarsılmaz temel taşları arasında yaşamaya devam edecektir.
Bu vesileyle; başta Cengiz Baktemur olmak üzere, vatanı, milleti ve inandığı değerler uğruna hayatını kaybeden tüm ülkücü şehitler rahmet, minnet ve saygıyla anıldı.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
TAŞMEDRESELİ ÜLKÜCÜLER GENEL MERKEZİ
Genel Başkan Mehmet Yamtar ÇELİK




