Anasayfa / Köşe Yazıları / Fırsatçılık Vicdanın ve Ahlakın İflası

Fırsatçılık Vicdanın ve Ahlakın İflası

NEVZAT AKSOY

Değerli okuyucularımız herkese dua ve selamla yazıma başlıyorum.

Bir toplumun gerçek gücü sahip olduğu servette, binalarda veya ekonomik rakamlarda değil; vicdanında, merhametinde ve birbirine karşı gösterdiği ahlaklı duruşunda saklıdır. Ne yazık ki günümüzde bazı insanlar, kendi kazançları uğruna milletinin sıkıntısını fırsata çevirmeyi marifet saymaktadır. Oysa zor zamanlarda el uzatmak yerine elindeki ürünü, hizmeti veya imkânı fahiş fiyatlarla satmak; yalnızca ekonomik bir yanlış değil, aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir çöküştür.
Bugün toplum olarak kendimize şu soruyu sormak zorundayız: Bir insan, komşusunun, kardeşinin veya vatandaşının yaşadığı zorluktan nasıl kazanç elde etmeyi düşünebilir? İnsanların temel ihtiyaçlarını sömürerek elde edilen kazanç ne kadar büyük olursa olsun, manevi açıdan değersizdir. Çünkü fırsatçılık; paylaşmayı değil bencilliği, merhameti değil açgözlülüğü, kardeşliği değil çıkarcılığı besler.
Değerli okuyucularimiz biz ülke olarak millet olarak Yüce bir dinin mensubu ve atalarının miras bıraktığı merhamet, vicdan, birlik, beraberlik ve paylaşımcı bir milletin birer emanetçisi olmalıyız. Bu mirasa aykırı davranış ve tutumlar sergilemek bize yakışmaz. Günümüzde kendi ülkemiz ve milletimize fırsatçılık yapmak hiç mi hiç yakışık olmayan, bizlere yakışmayan bir tutumdur. Eğer gerçekten barış, yardımseverlik, paylaşımcılık ve kolaylık dini olan bir ümmetin mensubu, atalardan gelen gelenek ve görenekler bizleri biraz olsun uyandırıyorsa, bu fırsatçılığı yapmayacağız. Ramazan ayı geldiğinde gönül, merhamet ve yardımlaşma duygularımızın artması gerekirken tam tersi bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Fahiş fiyatlarla insan hayatını adeta zehir edebiliyoruz. Sezonu açılan ürünlerde fiyat yükseltmelerine gidilerek, kolaylık ve barış dini olan bu inanca aykırı davrandığımızı hiç hesaba katmadan yanlış yollara sapıyoruz.
Unutulmamalıdır ki fırsatçılık sadece cüzdanları değil, toplumun güven duygusunu da yaralar. İnsanların birbirine olan inancını zedeler, kardeşlik bağlarını zayıflatır ve sosyal adaleti derinden sarsar. Bir gün herkesin yardıma muhtaç olabileceği gerçeğini göz ardı edenler, kısa vadeli kazanç uğruna uzun vadeli saygınlıklarını kaybederler.
Gerçek kazanç; insanların zor günlerinde onların yanında durabilmek, kolaylık gösterebilmek ve paylaşabilmektir. Millet olmanın gereği budur. Aksi halde elde edilen her haksız kazanç, vicdanlarda kapanması zor yaralar açmaya devam edecektir. Bugün fırsatçılığa sessiz kalanlar, yarın bu yanlış düzenin mağduru olmaktan kurtulamayacaktır. Toplum olarak merhameti, dürüstlüğü ve adaleti yeniden hayatımızın merkezine koymak zorundayız. Çünkü güçlü milletler çıkarcılıkla değil, vicdan ve ahlakla ayakta kalır.

Vesselam

Nevzat AKSOY

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir