Anasayfa / Köşe Yazıları / Ailenin Çöküşü, Toplumun Çöküşüdür

Ailenin Çöküşü, Toplumun Çöküşüdür

NEVZAT AKSOY

Değerli okuyucular,
Hepimiz bu toplumun birer ferdiyiz. Birbirimize karşı sorumluluklarımız olduğu gibi, yetiştirdiğimiz nesillere karşı da büyük bir mesuliyet taşımaktayız. Çünkü toplumun temeli ailedir. Aile sağlam olursa toplum da sağlam olur; aile çökerse toplumun ayakta kalması mümkün değildir.
Ahlak eğitimi okulda değil, sokakta değil, önce ailede başlar. Çocuk anne ve babasının sözlerinden çok davranışlarını örnek alır. Sevgi, saygı, edep, merhamet ve güzel ahlak aile ocağında öğrenilir. Temeli sevgi ve saygı üzerine kurulan yuvalar, geleceğin dürüst, ahlaklı ve vicdan sahibi bireylerini yetiştirir.
Ancak günümüzde üzülerek görüyoruz ki birçok evlilik sevgi ve saygı eksikliği nedeniyle yıkılmaktadır. Eşlerin birbirine ağır sözler söylemesi, hakaret etmesi, küçümsemesi ve birbirini incitmesi artık sıradanlaşmıştır. Oysa dil ile yapılan zulüm bazen el ile yapılan zulümden daha ağırdır. Bir eşin diğerine sürekli hakaret etmesi, onu aşağılaması ve değersiz hissettirmesi aileyi içten içe kemiren bir zehirdir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Size karşı en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.”
Bu hadis, eşler arasındaki ilişkinin ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir. İnsanların yanında güler yüzlü olup evinde zalim kesilen kimse, gerçek anlamda güzel ahlak sahibi değildir.
Yine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Müminlerin iman bakımından en olgunu, ahlakı en güzel olanıdır. Sizin en hayırlınız da eşlerine karşı en iyi davrananınızdır.”
Ne yazık ki bugün bazı erkekler eşlerine karşı kaba davranmayı erkeklik sanmakta, bazı kadınlar da eşlerine saygısızlığı özgürlük zannetmektedir. Oysa hakaret ne erkekliğin göstergesidir ne de özgürlüğün. Hakaret, insanın kendi karakterindeki eksikliğin dışa vurumudur.
Bir evde sevgi yoksa huzur olmaz. Saygı yoksa güven olmaz. Güven yoksa aile olmaz. Ailenin olmadığı yerde ise toplumun geleceğinden söz etmek mümkün değildir.
Anne ve babalar şunu unutmamalıdır: Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras mal, mülk veya servet değil; güzel ahlak ve sağlam bir karakterdir. Sürekli kavga eden, birbirine hakaret eden anne babaların çocuklarından edepli ve saygılı bireyler olmalarını beklemek büyük bir yanılgıdır.
Bugün boşanmaların artmasının, gençlerin aile kurumundan uzaklaşmasının ve ahlaki yozlaşmanın en önemli sebeplerinden biri aile içindeki sevgi ve saygının kaybolmasıdır. Herkes önce kendi evinin muhasebesini yapmalıdır. Çünkü düzeltilmesi gereken ilk yer sokaklar değil, evlerdir.
Unutmayalım ki aileyi ayakta tutan sadece nikâh değil; sevgi, saygı, sabır, merhamet ve Allah korkusudur. Eşine zulmeden, hakaret eden, gönül kıran kişi bilmelidir ki kırılan kalbin hesabı Allah katında mutlaka sorulacaktır.
Rabbimiz bizleri ailelerine karşı merhametli, eşlerine karşı saygılı, çocuklarına karşı güzel örnek olan kullarından eylesin. Çünkü güçlü aileler güçlü toplumları, güçlü toplumlar ise güçlü medeniyetleri meydana getirir.
Vesselâm.

Nevzat AKSOY

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir