Anasayfa / Genel / Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin Yeniden İbadete Açılışının 6. Yılı: Tarihin, İnancın ve Millî İradenin Sembolü

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin Yeniden İbadete Açılışının 6. Yılı: Tarihin, İnancın ve Millî İradenin Sembolü

Eğitimci Yazar Yalçın Çelik: “Ayasofya, Türk milletinin tarihine, egemenliğine ve medeniyet mirasına sahip çıkışının güçlü simgelerinden biridir.”

24 Temmuz 2020 tarihinde yeniden ibadete açılan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, 2026 yılında 6. yıl dönümünü idrak ediyor. Asırlar boyunca İstanbul’un siluetini süsleyen bu kutlu mabet, yalnızca mimari bir eser değil; Türk milletinin tarihî hafızasını, inancını ve medeniyet anlayışını yansıtan önemli bir değerdir.

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, milletimizin tarihî mirasına duyduğu bağlılığın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları çerçevesinde aldığı kararların önemli bir yansıması olarak değerlendirilmektedir. Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesiyle cami olarak vakfedilen Ayasofya, fethin en güçlü sembollerinden biri olmayı sürdürmektedir.

İstanbul’un 1453 yılında fethedilmesi, dünya tarihinin dönüm noktalarından biridir. Bu büyük fetihle birlikte Peygamber Efendimizin, “Konstantiniyye elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.” müjdesine nail olan Fatih Sultan Mehmet Han ve kahraman ordusu, Türk tarihine unutulmaz bir zafer kazandırmıştır. Ayasofya’da yükselen ezanlar ise bu tarihî fethin yaşayan nişanesi olmaya devam etmektedir.

Ayasofya, yalnızca geçmişin hatırası değildir. Aynı zamanda milletimizin bağımsızlığını, devlet geleneğini, vakıf kültürünü ve medeniyet anlayışını geleceğe taşıyan ortak bir değerdir. Fetih sonrasında cami olarak vakfedilen Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, tarihî sürekliliğin ve kültürel mirasa sahip çıkma iradesinin önemli bir göstergesi olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti, tarihî eserlerini koruyan ve kültürel mirasına sahip çıkan güçlü bir devlettir. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması da hukuk düzeni içinde alınan kararlarla gerçekleşmiş; millî egemenlik anlayışının ve devlet iradesinin bir yansıması olarak tarihteki yerini almıştır.

Türk milleti, Malazgirt’ten İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Millî Mücadele’ye kadar vatanını, bayrağını ve mukaddes değerlerini kararlılıkla korumuştur. Bugün Ayasofya’nın minarelerinden yükselen ezanlar; birlik, beraberlik, kardeşlik ve güçlü devlet anlayışının sembollerinden biri olmaya devam etmektedir.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümünü kutlarken, başta Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere İstanbul’un fethini gerçekleştiren kahraman ecdadımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

Rabbim devletimizi payidar, milletimizi daim eylesin. Ezanlarımız semalarımızda, al bayrağımız gönderde ilelebet dalgalansın.

Eğitimci Yazar Yalçın Çelik

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir